“Hızlı gitmek istiyorsan yalnız git, uzağa gitmek istiyorsan birlikte git.”*

Türkçe karşılığı olmayan kelimelere kafa yorarak, yaşantı ve deneyimlerimle karşılık bulmayı severim…

Batılı bir antropolog, sosyal çalışmalar yaptığı Afrikalı kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir. Çocukları meydanda toplar. İleride görünen ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır. Çocuklara “Haydi, şimdi başlayın! Birinci olan meyveleri alacak!” der. O an bütün çocuklar el ele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve birlikte meyveleri yemeye başlarlar. Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şöyle cevap verirler;

“Biz ‘ubuntu’ yaptık. Yarışsaydık yarışı kazanan bir kişi olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveleri yiyebilir? Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik.”

Güney Afrika’da “ubuntu”, Uganda ve Tanzanya’da “obuntu”, Zimbabve’de “unhu” diye geçen bu kelimenin tam karşılığı yok bizim dilimizde. Ama bu hikayeye bakılırsa nezaket, iyilik, paylaşma, birlikte kazanma… gibi kelimelerin harman olduğu bir karşılığı var.

“Ubuntu”nun ben de uyandırdığı duygu; Biz olmak!

Markalar için de durum böyle aslında. Nezaketle, incelikle, saygı ve hoşgörüyle çalışan, üreten, zorlukları da başarıyı da “biz” olup paylaşan nam-ı diğer “ubuntu yapan” ların hikayesi hep yaşıyor, dilden dile kulaktan kulağa anlatılıyor.

Dilimizde karşılığı yok diye uzaklara gitmeye gerek yok; hayatı paylaştığımız en yakınımızdakilerle başlayıp, iş ve sosyal hayatımızda tanış olup, yan yana yürüdüklerimizle ve tüm canlılarla “ubuntu yapacağımız” sağlıklı, mutlu, huzurlu günler diliyorum.

Sevgilerimle…

 

Z.Lale Özpekel Beşevli

Gentek Medikal Genel Müdürü

 

* Afrika atasözü

Okumak İçin Tıklayın